Alıcı Suçlamalarından Nasıl Kurtuluruz?

Ev alım satım süreci, hem taraflar için hem de emlak danışmanları için bazen sıkıntılı geçebilir. Emlak sektöründe çalışanlar, zaman zaman çok zorlandıklarını ve zor duruma düştüklerini düşünebilirler. Bu tarz sıkıntılı durumlardan biri de alıcıların, üzerinde anlaştıkları evi satın aldıktan sonra pişmanlık duymalarıdır.

Alıcılar, bazen süreç tamamlandıktan sonra istemedikleri veya onların isteklerine uygun olmayan bir veya birkaç şeyi keşfedebilirler. Sonuç ise onlar için hüsran olur. Bu durumda suçlanan tek kişi, evi onlara bulan emlak danışmanı veya gayrimenkul firması olacaktır. 

Yani siz!

Örneğin alıcı, tam evi satın aldığında aynı muhitte isteklerine daha uygun bir ev ile karşılaşarak büyük bir hüsran yaşayabilir. Ya da alıcı, eve yerleştikten sonraki süreçte komşusunun barbekü davetinde, daha önce o evde bir suç işlendiğini öğrenebilir. Ne için olursa olsun, alıcı mutlaka pişmanlık duyduğu her türlü bilgi için sizi sorumlu tutmaya devam edecektir. Dolayısıyla emlak broker veya gayrimenkul danışmanı olarak bu gibi konularda son derece dikkatli olmanız gerekir.

Böyle bir durum ile kaç kere karşılaşılabilir diye düşünmeyin. Çünkü yapılan araştırmalar, ev satın alan alıcıların içinde pişmanlık yaşayanların oranının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Bu pişmanlık sebeplerinin içerisinde en yoğun olarak görülenler, yetersiz dolap alanı, küçük banyo, istenmeyen komşular ve çevrede vasatın altında okulların bulunması.

Peki, böyle durumların yaşanmaması için gayrimenkul firmalarına düşen görev nedir? Alıcıların pişmanlık yaşamamaları ve dolayısıyla böyle durumların sorumlusu olma durumundan kurtulmanız için alabileceğiniz önlemler nelerdir?

Müşterilerinizi eğitin

Bir gayrimenkul firmasının satış kapadıktan sonra alıcıdan duymayı en son isteyeceği şey, “Bilseydim…” ile başlayan cümlelerdir. Bu cümleleri duymamak için ilk yapılması gereken şey ise, müşterileri ev alım sürecinin her aşaması hakkında bilgilendirmektir. Müşterilerinizi adeta bu konuda eğitmelisiniz.

Örneğin ilk olarak onlarla finansal durum hakkında konuşun. Bütçelerinin ne olduğu, ilgilendikleri evin değerinin onları zora sokup sokmayacağını ve kredi seçeneklerini anlatın. Ayrıca satıcı ile yaptıkları anlaşma gereği ne ödeyeceklerini ve bu ödemelerin hangisinin neyi karşıladığını açık bir şekilde ifade edin. Kontratta yazan en ufak ayrıntıyı bile okumalarını sağlayın.

Listeleri ince eleyip sık dokuyun

Müşterinize bir liste sunmadan evvel, onunla birlikte uygun evleri gezin ve evin çevresindeki imkanları çok iyi araştırın. Bu ev gösterimlerini yapmadan önce ise bir çizelge hazırlayın. Bu çizelgede, ücret, konum, mülkiyet durumu, ulaşım imkanları gibi sayılabilecek tüm kolaylıkları ve zorlukları liste haline getirin. Kaç tane ev gezecekseniz bu listeden o kadar çoğaltın. Ardından hazırladığınız bu listeleri müşterinize verin ve her evi dolaşırken bu listeleri ayrı ayrı işaretlemesini isteyin.

Her evin kolaylıklarını ve zorluklarını kağıt üzerinde işaretlemiş olan müşteriniz, böylece evlere dair en ince ayrıntıyı düşünmüş olur. Gözden kaçırılan bir durum olma ihtimali en aza indirilir. En sonunda ise işaretlenen listelere toplu şekilde 1 ile 10 arasında bir puan vermesini isteyin. Eğer puan 7’nin altında çıkıyorsa o evin müşterinize uygun olmadığını söyleyebilirsiniz.

Komşuları ve çevreyi araştırın

Alıcıların pişmanlıklarını önlemenin bir yolu da müşterilerinize evleri göstermeden evvel komşular ile iletişime geçmektir. Bu kadar da olur mu demeyin. Emlak danışmanlarının görevi işte böylesine geniş bir alanı kapsar. Sorun yaşamamak için her ince ayrıntıyı düşünmeniz gerekir. Eğer alıcınızın anlaşamayacağı komşular nedeni ile ileride sorun yaşayıp size şikayet etmesini istemiyorsanız, bu gibi durumları önceden düşünmelisiniz.

Bu durumda insanların karakterlerini okuma becerisine sahip olmanız size bir artı katacaktır. Komşuların karakteristik özellikleri ile alıcının karakteristik özelliklerini bir araya getirdiğiniz, anlaşıp anlaşamayacaklarını çözebilmeniz gerekir. Örneğin alıcınız home office çalışan biriyse ve göstereceğiniz evin yan komşusu dört çocuklu bir aileyse, bu ileride sorun yaşanma ihtimalini arttıran bir sebeptir.

Eğer bu konuda sorun yaşıyorsanız komşulara şu soruları sorarak bilgi alabilirsiniz:

– Üye olduğunuz herhangi bir dernek var mı?

– Bu bölgede daha önce hiç suç işlendiğini duydunuz mu?

– Bu çevrede inşaat çok sık yapılıyor mu?

– Satıcının neden buradan taşındığını biliyor musunuz?

– Bu evin satın alınmaması için sizce bir sebep var mı?

– Bu çevrede iyi okullar var mı?

– Bina yönetimi görevini tam olarak yapıyor mu?

– Binada yaşanan en başlıca sorunlar nelerdir?

– Burada yaşayanların kaçı ev sahibi? Kaçı kiracı?

– Binanın çevresinde (Sağı-solu-önü-arkası) bulunan boş araziler hakkında bilginiz var mı? (Edinmeniz ve sorgulamanız gereken önemli bir bilgi. Belediyenin imar işlerinden de öğrenebilirsiniz. Müşteri şikayetlerinin en başında gelen bu tatsız durum mutlaka araştırılmalı ve müşteriye bu konuda aydınlatıcı ve doğru bilgi verilmelidir.) 

TANJU HAN

Siz değerli takipçilerimi de bu değişimin birer parçası olarak görüyorum.

Beni takip etmeye devam edin…

YORUMLARINIZ VE PAYLAŞIMLARINIZ BENİM İÇİN DEĞERLİDİR.

Konutta Arz Fazlası!

YORUM

2003- 2017 döneminde 10.7 milyon daire için inşaat ruhsatı, 7.4 milyon daire için de yapı kullanma izin belgesi verilmiş. Ruhsat ve izin belgesi arasında 3.3 milyon fark var. Bu da ruhsat alınan ve henüz başlanmamış ya da devam etmekte olan inşaatlar demektir.

Önemli olan yapı kullanma izni verilen konutların ne ölçüde ve ne hızda alıcı bulduğu.Bunu ölçmenin bir yolu kullanma izni verilen konut sayısı ile ilk el konut satışını karşılaştırmak. Yıl bazında bire bir karşılaştırma yapmak çok doğru değilse de en azından bir fikir veriyor.

İlk el konut satışı 2013 yılında izin belgesi verilen konutların yüzde 73’ü düzeyindeydi. Oran 2014’te yüzde 70’e indi. 2015 ve 2016’daki ilk el satışlar kullanım izni verilen konutların yüzde 82 ve 84’ü kadar oldu. Geçen yılki oran da yüzde 80 olarak gerçekleşti. Başlangıcı 2013’ten itibaren alabiliyoruz, çünkü Türkiye genelindeki konut satışına dönük istatistikler söz konusu yıldan bu yana var.

Şimdi, örneğin geçen yılki yüzde 80’lik orana bakarak, “Kullanım izni verilen her 5 konuttan 4’ü satılıyor” sonucu çıkarabilir miyiz? Böyle bir yaklaşım, 5 konuttan 1’inin de satılamadığı anlamını taşır.

Ancak, piyasayı gözleyince, satılık ilanlarının, reklamlarının hiç eksilmediğini dikkate alınca ve müteahhitlik firmalarının vergi avantajı konusundaki isteklerinin daha sık duyulur olduğunu göz önünde bulundurunca insan ister istemez konut sektöründe işlerin pek de iyi gitmediğini düşünüyor.

YORUMLARINIZ VE PAYLAŞIMLARINIZ BENİM İÇİN DEĞERLİDİR.

Kat Karşılığı Sözleşme Nasıl Yapılır?

images

Arsanız ya da eviniz için bir inşaat firması ile kat karşılığı sözleşme yapacaksanız dikkat. İmar durumundan tapu kayıtlarına, müteahhit seçiminden imzalayacağınız sözleşmenin ara satırlarına kadar her aşamada kontrolü elden bırakmayın. Ufak bir ihmal evinizi kaybetmenize, konutzede olup uzun yıllar hukuki mücadele vermenize sebep olabilir…

TÜRKİYE’de inşaatların büyük bölümü bize özgü bir model olan kat karşılığı inşaat sözleşmeleriyle yapılıyor. Son yıllarda artan kentsel dönüşüm projelerinde de süreç böyle başlıyor. Birçok kişi bireysel olarak binaları yıkıp yenisini yapacak finansal güce sahip olmadığından ya da tercih etmediği için bir müteahhit firma ile anlaşarak sürece başlıyor. Bu modelde ev ya da arsa sahibi bir bedel ödemiyor, müteahhit inşaatı yapıp karşılığında yapılan anlaşmaya göre kendi payına düşen ev ya da ticari birimleri alıyor. Arsa arzının sınırlı olduğu bölgelerde inşaat firmaları hak sahiplerini ikna edebilmek için kıran kırana savaşıp, en iyisini yapacağını vaat ediyor. Ne var ki yola çıkarken kurulan hayaller, verilen vaatler yerini kimi zaman hayal kırıklıklarına bırakıyor.

DÖNÜŞÜMZEDE OLUŞTU

Bu yüzden ülkenin birçok noktasında konutzedeler sorunlarına çözüm arıyor. Son yıllarda artan kentsel dönüşüm ya da yenileme çalışmaları da konutzedelerden sonra dönüşümzedeleri ortaya çıkardı. Hürriyet’in de gündeme getirdiği gibi sadece Kadıköy Bağdat Caddesi’nde 100 inşaat yarım kaldı. Eski evi yerine yeni sağlam ev bekleyen vatandaş elindekinden de oldu…

İlk yazı henüz yolun başında olanlar için. Eğer bir firma ile kat karşılığı anlaşma yapacaksanız atacağımız her adım, soracağınız her soru altın değerinde. Arsalarınızın ya da binanızın imar durumu, arsa payınız, seçtiğiniz müteahhit firma, imza atılan sözleşmenin detayları..

Bu başlıkların hepsine dikkat! İşte yorum ve önerileriyle adım adım yol haritası:

1-İmar durumu araştırılmalı

Hepimiz mevcut binamız yıkıldığında aynısının yapılacağını ve yeni binada aynı yerde hak sahibi olacağımızı düşünüyoruz. Oysa ki mevcut binamızın üzerinde bulunduğu arsanın imar durumu yıllara göre değişmiş olabilir. Yeni imar durumuna göre daha fazla ve hatta bazen daha az yapılma durumu olabilir. Yine mevcut binamızın üzerinde bulunduğu arsanın imar planı vasfında değişiklikler yapılmış da olabilir. Örneğin; Konut imarı bulunan bir parsel yıllara göre ticari+konut imarlı bir durum haline gelmiş olabilir. Yine mevcut parselde yeni imar planı çerçevesinde bazı kesintiler olmuş olabilir. Tüm bunlar yeni yapılacak olan parseldeki inşaatın alanını ve brüt-net alanlarını etkiler. Bu nedenle ilk adım imar durumunuzu araştırmak olmalı.

2- Tapunuzu inceleyin

Mevcut parselde kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmuşsa veya arsa halinde olup kaçak bina dediğimiz statüde bir bina olsa bile detaylı bir şekilde tapudaki tüm kayıtlar incelenmeli. Kat irtifakı kurulmuş bir taşınmazda herkesin bağımsız mülkiyet sahibi olduğu düşünülse dahi o daire için tapu kaydına konulmuş tüm şerhler 6306 sayılı kentsel dönüşüm sürecinde tüm apartmanı bağlayabilir. Örneğin; bir dairede maliklerin kendi aralarında var olan miras kaynaklı bir tapu iptali tescil davası var ve tedbir şerhi bağımsız daire üzerine işlenmiş. İşte bu tedbir nedeniyle malikler 2/3 ile anlaşmış olsalar dahi sadece bu tedbir nedeniyle binayı yaptıramayabilir. Bu şerhin anlamını bilmeyip dairelerini tahliye eden malikler açısından ise büyük bir trajedi ortaya çıkar ki şerh kaldırılana kadar yani dava sonuçlanıncaya kadar evlerinden mahrum kalabilirler. Yine taşınmazda mevcut arsa payı oranı mutlaka incelenmeli. Bir taşınmaza esas gücünü veren arsa payı olduğu unutulmamalı. Bu payın doğru dağıtılmış olup olmadığı da önemli bir detay. Eğer doğru dağıtılmamışsa her zaman arsa payı düzeltme davası açılabilir. Tapuda birçok kayıt şerh ve beyan olabilir. Bu nedenle mutlaka inceleme aşamasında takyidatlı (tüm malik,sınırlı ayni hak, şerh,beyan,haciz ve ipotek kayıtlarını içeren) tapu alınmalı. Bu araştırma eğer kaydın içeriği bilinmiyorsa mutlaka konunun uzmanı bir hukukçuya sorularak öğrenilmeli.

3- Müteahhitiniz bu işi yapabilir mi?

Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri tek taraflı fesh edilemeyen ancak mahkeme kararı ile fesh edilebilen sözleşmeler niteliğinde ve fesih süreci uzun sürüyor. Bu süre içerisinde istenildiği gibi ben gidiyorum deme hakkı kimsede olmadığı için işi yapma konusunda ehil müteahhit bulunmalı. Ülkemizde müteahhitlerin derecelendirilmesi ve müteahhitlik koşulları bulunmadığı için de herkes kendini müteahhit olarak tanıtıyor ve bu da kimi zaman büyük sorunlara yol açıyor. Siz arsanızı ya da evinizi kat karşılığı bir firmaya vermeye karar verdiyseniz mutlaka müteahhittin şirket sermaye yapısını araştırın. Yapacağı işe orantısız şekilde Türk Ticaret Kanunu’nun ön gördüğü alt sınırlara göre kurulmuş bir şirket varsa karşınızda aman dikkat. Şirket ortaklarının kimler olduğu daha önce aleyhlerine-lehlerine iflas, iflas ertelemesi davası açılıp açılmadığı yine eski kurdukları şirketler nedeniyle haciz, ipotek borçlusu durumuna düşüp düşmedikleri incelenmeli. İşi yapacak müteahhit şirketin şirket merkezinin olup olmadığı, yani bir masa bir sandalyeden ibaret bir şirket olup olmadığı da irdelenmeli. Yeterliliği olan, sermaye yapısı düzgün, mal varlığı olan şirketler mutlaka tercih edilmeli. Şirketin daha önce yapmış olduğu işlerinin neler olduğu ve bu işler ile ilgili hukuki sorunlar bulunup bulunmadığı da mutlaka araştırılmalı.

4-Sözleşmeler çok iyi hazırlanmalı!

TESLİM SÜRESİ AÇIKÇA YAZILMALI

* Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri karma akitlerdir yani satış vaadi içerdiği için tek taraflı fesh edilemez mutlaka sözleşmelere fesih kısmı açıkça yazılmalı.
*Sözleşmelerde süre konusu çok önemli. Sürelerin net anlaşılır bir şekilde yazılması gerekli. Yer teslimi için ne kadar süre öngörülmüş, yer tesliminden sonra yapım ruhsatı için ne kadar süre öngörülmüş, yapım ruhsatı alındıktan sonra inşaatın bitirilmesi için ne kadar süre öngörülmüş ve nihayetinde fiili teslimden sonra iskan alınması için ne kadar süre öngörülmüş…

İşte tüm bu sürelerin net anlaşılır olması çok önemli. Teslim maddesi eksik, ruhsatın ne kadar sürede alınacağı belli olmayan durumlarda müteahhit bu konuda esnek davranıp süreyi çok uzun bir zamana yayabilir.

MÜTEAHHİTİ İŞ BİTİRMEYE TEŞVİK EDİN

*Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhittin hak edeceği payın devri konusu büyük önem arz eder. Bu konuda ülkemizde yoğun olarak kullanılan iki usul vardır. Bunlardan ilki “İstanbul Usulü” diye bilinen payın kat irtifakı ile devri. Bu modelde müteahhit ile yapılan sözleşmede kat irtifakı kurulumu ile pay devri yapılır, devredilen bu payların üzerine malikler lehine ipotek konulur, maliklerde kademeler halinde (iş bitirme oranlarına göre) ipotekleri kaldırarak müteahhitte temiz bir şekilde daireleri/işyerlerini bırakır. Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta; ipoteklerin kaldırılması için geçerli iş bitirme oranlarının mümkün olduğu kadar daha fazla inşaat yapmaya teşvik edici şekilde geç yapılmasını sözleşmeye koymak. Önemli bir diğer nokta da yine ipotek kaldırılması şartına bağlı sözleşmelerde iskandan sonraya mutlaka bir bağımsız bölümün bırakılması gerekliliği. Bazı sözleşmelerde ipotek ile beraber teminat mektubu da alınıyor. Bu durumda da yine teminat mektupları eğer iş bitirme oranlarına göre iade edilecekse mutlaka iş bitirme oranı yine inşaatın biraz fazla yapılmasına denk getirilmeli ve yine iskan sonrasına mutlaka iskan ve iskandan kaynaklı zararlar için bir miktar teminat mektubu bırakılmış olmalı.


*İkinci model ise “Ankara Usulü” olarak bilinen hak ediş usulü. Bu modelde müteahhitte kat irtifakı kurulumunda hiçbir pay devredilmez. Mevcut tüm daireler/işyerleri müteahhitte sözleşme ile hak edeceği daireler/işyerleri de dahil olmak üzere arsa sahipleri lehine kurulur, müteahhittin sözleşmede belirtilen hak ediş oranına/iş bitirme oranına göre kendisine devredilir. Bu pay devrinin başta yapılmaması ve iş bitirme oranına göre yapılması nedeniyle bu sözleşme modeli arsa sahipleri lehine yapılabilecek en iyi kat karşılığı inşaat sözleşmesi modeli. Bu model için de yapabileceğimiz en temel uyarı sözleşme içinde; hak ediş/iş bitirme oranlarının mümkün olduğu kadar inşaatın daha fazla yapılmasının teşvik edilerek belli bir seviyesine göre yapılması ve yine iskan sonrasına mutlaka bağımsız bölüm veya bölümlerin bırakılmasıdır.

CEZAİ ŞARTLAR KONULMALI

* Yapılacak sözleşmelerde cezai şart bedellerinin ‘çok açık’ bir şekilde yazılması gerekiyor. Müteahhittin verilen süre içerisinde sözleşmeye hiç başlamaması, başlarsa bitirmemesi, süresinde teslim etmemesi, teslim etse dahi yapacağı ayıplı işler ve kira kayıpları nedeniyle mutlaka cezai şart talep edilmeli. Yine sözleşmelerde müteahhit kendisine bazı maddelerde fahiş oranda cezai şart bedeli yazmışsa mutlaka karşı taraf lehine de cezai şart bedeli yazılmalı. Tek taraflı bir cezai şart asla kabul edilmemeli.


*Sözleşmelerde müteahhittin ve arsa sahiplerinin hak ve sorumlulukları net bir şekilde yazılmalı. Müteahhittin sözleşme süresince bir başka müteahhitte sözleşmeyi devretmemesi için maddeler konulmalı. Bazı durumlarda müteahhit ekonomik güçlüğe giriyor ve şirket hisselerini satarak sorumluluktan kurtulmak istiyor. Bunu İstanbul’da birçok bölgede görmek mümkün. Bu durumda dahi sözleşmelere belli bir oranda (%51) hisse devri halinde arsa sahiplerini mutlaka bilgilendirme ve onayı hakkı verilmesi şart koşulmalı.

ÜRÜN VE MALZEME KALİTESİNE DİKKAT

*Teknik şartname yapılacak işlerin niteliği, malzeme kalitesi, seçilecek ürünün markası gibi konuları içerdiği için inşaatlar tamamlandıktan sonra açılacak davalar için büyük önem arz eder. Teknik şartnamelerin mutlaka teknik bir uzmana gösterilmesi ve sözleşmede muğlak, belirsiz ifade olmaması sağlanmalı. Bir markanın aynı konuda birbirinden farklı kalite ve fiyatta ürün vardır. Örneğin teknik şartnameye X marka klima yazarsanız soğutma kalitesinden fiyatına kadar çok çeşitli bir yelpazede seçim hakkın müteahhitte bırakırsınız. Oysa ki çok net bir şekilde kalitesi, BTU’su, net yazılmış klima tanımı yazıldığı takdirde müteahhit bu marka ve kalite dışında bir uygulama yaparsa bunun bedelini tazmin etme hakkınız doğacaktır. Teknik şartnamelere onun için de “ve benzeri,muadili” gibi ifadeleri çok fazla koymamaya özen göstermelisiniz.

 

 

 

static_qr_code_without_logo 2

 

TANJU HAN

Siz değerli takipçilerimi de bu değişimin birer parçası olarak görüyorum.

Beni takip etmeye devam edin…

YORUMLARINIZ VE PAYLAŞIMLARINIZ BENİM İÇİN DEĞERLİDİR.

 

Lüks Gayrimenkulleri Pazarlama Teknikleri Nedir?

luksemlak

Lüks gayrimenkulleri satmak demek sadece fiyatı daha pahalı evleri satmak anlamına gelmiyor. Gayrimenkulün fiyatı arttıkça onu pazarlamakta komplike bir hal alır. Lüks segmentte çalışan başarılı profesyoneller günümüzün varlıklı müşterilerine hitap edebilmek için nasıl sofistike, yaratıcı ve etkili bir pazarlama planının sunulması gerektiğini iyi bilirler.

İşte size en iyinin en iyisinden bazı ipuçları;

Satıcı ile Görüşün – Bu ipucu tüm gayrimenkuller için geçerlidir ancak 1 milyon doların üzerinde satış fiyatı belirlenmiş gayrimenkuller için satıcıların evleri hakkındaki duygularını anlamak son derece kritiktir. Öncelikle onları evlerini satmaya götüren şeyin ne olduğunu anlamaya çalışın. Belki de bu bir okula, yürüyüş parkuruna, yerel restorana veya müzeye yakınlıkla ilgili olabilir. Onların motivasyonunun nedenini bulmak size onlarla aynı kafa yapısına sahip müşteriler bulmanız konusunda yol gösterebilir. Aynı zamanda gayrimenkulü nasıl tanıtacağınıza dair benzer kararları alabilecek, aynı fikirlere sahip kişilere nasıl ulaşacağınız konusunda da size fikir verebilir.

Profesyonel Fotoğraf Bir Anahtardır – Milyon dolarlık lüks bir gayrimenkul için profesyonel bir fotoğrafçı kiralayın. Varlıklı müşterilere hitap eden bir evi pazarlayabilmeniz için profesyonel fotoğrafçı olmazsa olmazlardan. Aksi takdirde bir amatör gibi görünürsünüz. Ev hazır olup derlenip toparlandığında yerel fotoğrafçıların en iyisi ile anlaşın ve mükemmel ışıkta çekebildiğiniz kadar çok fotoğraf çekin. Fotoğrafların evi pazarlamaya başladığınızda herkesin takdirini toplayacak kadar iyi olmalarına ve her açıdan çekilmelerine özen gösterin. Eğer bu gayrimenkul sadece bir ev değil bir bahçesi de var ise drone ile yapılan çekimler satış hikayenizi her şeyden güzel anlatacaktır.

Yapmamanız gereken şey; cep telefonunuzla fotoğraflar çekip profesyonel fotoğraflar gelene kadar onların yerine kendi çektiğiniz fotoğrafları koymak olacaktır. İlk etkiyi yaratabilmek için sadece bir şansınız olacaktır. Bu şansı harcamayın.

Yerel Olmayan Alıcılar İçin İşi Kolaylaştırın– Gayrimenkulün fiyatı arttıkça alıcıların yerel olmaması ihtimali de artar. İyi haber önemli gayrimenkullerin pazarlanabilmesi için teknoloji pek çok imkan sunuyor. Teknolojik imkanlar sayesinde yaratıcı olmak için çok uzağa gitmenize gerek kalmaz ve yerel olmayan bir alıcı da gayrimenkulü kolaylıkla deneyimleme şansı yakalar.

Örneğin, satmak istediğiniz gayrimenkulün enterasan bir yerleşim planı var ise ve de potansiyel müşterilerin kendilerini evin içinde hissetmelerini istiyorsanız gayrimenkulün üç boyutlu fotoğraflarını ya da tasarımlarını çizdirmeyi düşününebilirsiniz. Profesyonel hazırlanan bu çizimler sayesinde potansiyel müşterilere evin içinde yürüme hissi vererek sunabilirsiniz. Unutmayın her gayrimenkulün bir hikayesi vardır, bazılarınınsa gerçekten özel bir hikayesi vardır. Bugün bir evin hikayesini, evi ön plana çıkararak özellikle onun içinde yaşama özelliğine vurgu yaparak mini bir video çekerek anlatmaktan daha iyi bir yol yoktur. Bunu yapabilmek için fotoğrafçınıza danışın yada video çekim işini sizin için yapabilecek profesyonel birilerini bulmaya çalışın.

Global Bir Lüks Topluluğa Ulaşmak – Lüks Gayrimenkul Portföylerinin paylaşıldığı bir ağın, üyeliğin ya da franchise sisteminin parçası olmak size ulusal ve global pazarlara erişim imkanı tanır. Sizin ya da şirketinizin uluslararası bir üyeliğiniz bulunmasa da yine de Worldposting ve ListGlobally gibi 50’nin üzerinde ülkede emlak vitrini olarak kullanılan ve küresel etkisi olan programları kullanarak global bir etki yaratmanız mümkündür.

Kendi pazarınız dışına reklam ve pazarlama yaparken nasıl bir hedef kitle belirleyeceğinizi anlamak için kendi internet sitenizden ya da şirket internet sitenizdeki istatistiklerden yararlanabilirsiniz. Emlak brokerınız ya da webmasterınız ile konuşarak sitenizdeki fiyatlandırılmış benzer gayrimenkullere gelen trafiğin analitiklerini inceleyerek hedef kitlenizi belirleyebilir ve pazarlama çabalarınızı bu doğrultuda kullanabilirsiniz.

Günümüzde varlıklı kişiler için uygun gayrimenkullerin pazarlanması için kullanılacak yaklaşımları geliştirirken sözü geçen stratejileri akılınızda tutmak sizi başarıya götürecektir. Basitçe varlıklı gayrimenkul alıcılarının ihtiyaçları, beklentileri, yaşam tarzları ve onlarla nasıl duygusal bir bağlantı kuracağınız üzerinde odaklanmayı hatırlamanız yeterlidir.

static_qr_code_without_logo 2

 

TANJU HAN

Siz değerli takipçilerimi de bu değişimin birer parçası olarak görüyorum.

Beni takip etmeye devam edin…

YORUMLARINIZ VE PAYLAŞIMLARINIZ BENİM İÇİN DEĞERLİDİR.

 


İpotekli Gayrimenkul Nasıl Satılır?

İpotekli gayrimenkulü satmanın yolları…

Bankalar, ev satın almak isteyenlere farklı kredi seçenekleri sunuyor. Ancak bankalar bu kredi karşılığında alınan eve ipotek de koyuyor. Böylece, ödemelerde aksi bir durum yaşanması durumunda banka kendini garanti altına almış oluyor.

Konut kredi borcunu devredebilirsiniz…

Ancak bazen konut krediniz bitmeden evi satışa çıkarmak zorunda kalabilirsiniz. Böyle bir durumda akla ilk gelen “İpotekli ev nasıl satılır?” sorusu oluyor. İşte ipotekli evi satmanın kolay yolları…

Öncelikle evi hemen satışa çıkartın. Mümkünse ilk etapta etrafınızda tanıdık kişilerle bu işi çözmeye çalışın.

Evi satın alacak kişi evin ücretini peşin olarak vererek satın almak isteyebilir. Bu durumda yeni ev sahibi, bankaya gidip kalan borcu kapatarak evin ipoteğini kaldırır ve evi üzerine alır. Böylece evin yeni alıcısı, ev üzerindeki tüm yasal haklara sahip olur.

Eğer evi satın alacak konut kredisi çekecekse, bankaya alıcıyla birlikte giderek durumu anlattığınızda evin kalan borcu evi satın alan kişinin üzerine devredilir. Böylece hem siz evi satmış olursunuz hem de alıcı taraf taksitle ev sahibi olma planını devam ettirmiş olur. Evin üzerindeki ipotek, yeni alıcının borcu bitene kadar devam eder.

Bu işlemleri yaparken tapu müdürlüğüne de uğramanız gerekir. Tapu müdürlüğü tarafından konulan ipoteği kabul etmezseniz tapu sicilinde isminizi kaydettiremezsiniz. İpotek konusu dışında tapuda bir aksilik çıkmaması durumunda, bankaya alıcıyla birlikte giderek, gerekli işlemleri halledebilir ve evin satışını gerçekleştirebilirsiniz.

TANJU HAN

Siz değerli takipçilerimi de bu değişimin birer parçası olarak görüyorum.

Beni takip etmeye devam edin…

YORUMLARINIZ VE PAYLAŞIMLARINIZ BENİM İÇİN DEĞERLİDİR.

%d blogcu bunu beğendi: